Kayıp

Kaybolmak nedir bilir misin sen? Kendi içinde kendi ruhunda kaybolmak. Kendi içinde bir bataklığa saplanmak. Bilmezsin. Yönümü yolumu bulamadığım bir çıkmaz sokak şimdi içim. Ruhumun bir aynası olsa bakmaya korkar insanlar. Kayıp çünkü ruhum yaşadığı acıların batağında ve yaralı. Öyle yaralı ki kimse anlayamaz onun bir zamanlar masum bir çocuğun ruhu olduğunu. Bir çocuk ne kadar yaralanabilirse o kadar yaralı, ne kadar incitilebilirse o kadar incinmiş. Bir zamanlar hayal kuran bir çocuktu o. Şimdi ise ölmek için yalvaran bir kayıp. Kayıp diyorum çünkü ruhu kayıp olan bir insanın kendisi de kayıptır.

Mutluluktan umudumu kestim artık, sevilmekten de öyle. Uzaktan sevmelere talibim şimdi. Çünkü uzaktan seversem göremez beni, içimdeki yarayı. Görürse kanatır biliyorum, sevmek yerine terkeder. Kalmalara mahkum eder. O yüzden çürümüş ruhuma inat, atmaktan korkan kalbime inat uzaktan seviyorum. Umut ederek ama o umuda bağlanmadan. Benim olmayacağını bilerek ve bana gelmesini beklemeden. Çünkü ben çoktan ölümün kıyısında gezinmeye başladım. Tüm vazgeçişlerim yanımda. Son vazgeçişi beklemekte. Yaşamaktan da vazgeçtiğim gün yalnız olmalıyım. Yalnız ve acı ile geçen bir hayata yine yalnız başıma veda etmeliyim. Her yastığa başımı koyup gecelerde yalnız ağladığım gibi, her güne bir an önce bitmesini ve yeniden uykuya dalmayı umarak başladığım gibi. En önemlisi geçmeyeceğini bile bile bu acıların geçmesini dilediğim gibi ve bunların hepsinde de tek başıma olduğum gibi ölüme de sessizce yürüyeceğim ve bir başıma. Belki o gün geldiğinde ruhumun kayıp parçasını bulurum.

ACININ DİLİ

Bu bloğu oluştururken aklımda dönüp duran bir cümle vardı: “Kolay yazılıyor acılar, kolay anlatılıyor, kolay yaşanmıyor oysa ki.” Evet acılar kolay anlatılır ve kolay yazılır.Hele de başkalarının acıları. Seni çok iyi anlıyorum derler, geçecek ve zamanla hepsini unutacaksın derler ama yalandır bu söyledikleri. Onlar seni kandırmaya çalışırken aslında sadece kendilerini kandırırlar ancak bunun farkında değillerdir. Asla unutulmaz ve asla geçmez. O acı hep senin içindedir ve anılarında. Unutmak istersin ama unutamazsın. Asıl tuhaf olan hatırlamak istediğin onca güzel anıyı unutur da bir o acı veren anılarını unutamazsın. Hayat devam eder ama sen hayata devam edemezsin. Çünkü o anda sıkışıp kalırsın. Ne elinden tutan vardır ne de bir yol gösteren. Onlar hayata devam ediyor çünkü, senin aksine…